Avrupa futbolunun en prestijli liglerinden biri olan Bundesliga’da sergilediği üstün performansla adından söz ettiren genç yeteneğimiz, kariyerinde yeni bir zirveye ulaştı. Yaşadığı şanssız sakatlık dönemlerini geride bırakan başarılı savunma oyuncusu, TSG Hoffenheim formasıyla sergilediği oyunla futbol kamuoyunu kendine hayran bırakıyor. Özellikle Şubat 2026 döneminde SC Freiburg ağlarına gönderdiği gol, onun sadece bir savunmacı değil, aynı zamanda hücumda da ne kadar tehlikeli bir silah olabileceğini tüm dünyaya bir kez daha gösterdi.
Milli futbolcumuzun Almanya’daki geri dönüşü, modern futbolun en etkileyici başarı hikayelerinden biri olarak kabul ediliyor. Sakatlıkların getirdiği fiziksel ve zihinsel zorlukları aşarak sahalara eskisinden daha güçlü bir şekilde dönen 25 yaşındaki oyuncu, bu sezon takımının savunma kurgusunun vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Sahada kaldığı süre boyunca gösterdiği taktiksel disiplin ve sezgisel savunma anlayışı, onu Avrupa’nın en formda stoperleri arasına yerleştirdi.
Bu sezon çıktığı 13 lig maçında sergilediği rakamlar, oyuncunun ne kadar verimli bir dönemden geçtiğini kanıtlıyor. Bir merkez savunmacı için oldukça nadir görülen skor katkısı, onun oyun kurma becerileriyle birleşince ortaya komple bir futbolcu profili çıkıyor. Bundesliga’nın resmi verilerine bakıldığında, fiziksel kondisyonunun da en üst seviyede olduğu, maç başına kat ettiği mesafe ve girdiği ikili mücadele kazanma oranlarıyla net bir şekilde görülüyor.
| İstatistik Kategorisi | Mevcut Veri Detayı |
|---|---|
| Oynanan Karşılaşma Sayısı | 13 Bundesliga Maçı |
| Sahada Kalınan Toplam Süre | 700 Dakika |
| Kaydedilen Gol Sayısı | 3 Gol |
| Ana Pozisyon | Merkez Savunma (Stoper) |
| Boy Ölçüsü | 1.87 Metre |
| Tahmini Piyasa Değeri | 5 Milyon Euro |
| Kontrat Sona Erme Tarihi | 30 Haziran 2026 |
Futbol dünyasının nabzını tutan ünlü gazeteci Fabrizio Romano’nun paylaştığı kulis bilgileri, transfer piyasasının yaz aylarında oldukça kızışacağını işaret ediyor. İtalya Serie A’nın köklü kulüplerinin radarına giren milli oyuncumuz, özellikle sözleşmesinin 2026 yazında bitecek olması nedeniyle stratejik bir hedef haline geldi. Herhangi bir bonservis ücreti ödenmeden kadroya katılabilecek olması, bu transferi ekonomik açıdan da cazip kılan en büyük etkenlerden biri olarak öne çıkıyor.
İtalya futbolunun savunma sanatına verdiği önem göz önüne alındığında, oyuncumuzun taktiksel zekası ve hava toplarındaki mutlak hakimiyeti, Serie A ekipleri için mükemmel bir eşleşme sunuyor. Kulüplerin şimdiden menajerler düzeyinde nabız yoklamaya başladığı ve önümüzdeki transfer döneminde resmi tekliflerin masaya yatırılacağı konuşuluyor. Bu durum, oyuncunun kariyerinde İtalya gibi defansif eğitimin en üst düzeyde olduğu bir coğrafyada yeni bir meydan okumaya hazırlandığının sinyallerini veriyor.
Galatasaray’ın verimli altyapısından yetişerek Türk futboluna kazandırılan bu yetenek, henüz çok genç yaşta Avrupa’nın dev liglerine yelken açmıştı. Sarı-kırmızılı formayla Şampiyonlar Ligi’nde gösterdiği performans, onun vizyonunun ne kadar geniş olduğunun ilk kanıtıydı. Almanya’ya Stuttgart ile adım atan, ardından Schalke’de tecrübe kazanan oyuncu, kariyerinin en unutulmaz anlarını ise Liverpool formasıyla Premier Lig’de yaşadı. Jurgen Klopp gibi bir teknik adamın tedrisatından geçmek, onun oyun vizyonunu kökten değiştirdi.
Liverpool sonrasında Norwich City ve nihayetinde Hoffenheim duraklarında futbolunu olgunlaştıran milli stoper, her gittiği kulüpte farklı bir futbol kültürüyle beslendi. Bugün gelinen noktada, hem Premier Lig’in sertliğine hem de Bundesliga’nın disiplinine aşina olan oyuncu, her türlü oyun sistemine uyum sağlayabilecek esnekliğe kavuştu. Bu çok yönlülük, onu Avrupa’nın seçkin kulüpleri için güvenilir bir yatırım haline getiriyor.
Modern savunma oyuncularından beklenen en önemli özelliklerden biri olan “topla oyun kurma” yeteneği, milli futbolcumuzun en güçlü yanlarından biri. Baskı altındayken soğukkanlılığını koruyabilmesi ve hat kıran paslarla takımı hücuma çıkarabilmesi, Hoffenheim’ın oyun planında kilit bir rol oynamasını sağlıyor. Ayrıca 1.87’lik boyunun avantajını kullanarak hem kendi ceza sahasında hem de rakip ceza sahasında hava toplarında kurduğu üstünlük, takımı için hem savunma hem de hücum anlamında büyük bir artı değer yaratıyor.
Savunma pozisyon almasındaki gelişme ve rakiplerin hamlelerini önceden sezme yetisi, yıllar içinde kazandığı tecrübenin bir meyvesi olarak görülüyor. Genç yaşta yaşadığı sakatlıkların ardından kazandığı fiziksel direnç, onun ikili mücadelelerde yıkılması güç bir isme dönüşmesini sağladı. Serie A gibi fiziksel temasın yoğun olduğu ve taktiksel savaşların ön planda olduğu bir ligde, bu özelliklerin onu doğrudan ilk 11 oyuncusu yapabileceği düşünülüyor.
Milli savunmacının bu sezonki çıkışı, futbolseverlerin aklına birçok soruyu getiriyor. Öncelikle Hoffenheim’daki performansının sürekliliği merak ediliyor. Mevcut sezonda 13 maçta 3 gol atarak kariyer rekoruna koşan oyuncunun, skorer kimliğini devam ettirip ettiremeyeceği yakından takip ediliyor. Bir stoper için maç başına bu gol ortalaması, Bundesliga tarihinin dikkat çekici istatistikleri arasında yer alıyor.
Transfer sürecine dair en çok sorulan sorulardan biri de neden bedelsiz olarak ayrılabileceği yönünde. Hoffenheim ile olan kontratının Haziran 2026’da sona erecek olması ve oyuncunun yeni bir sözleşme imzalamaya sıcak bakmaması, bu ihtimali güçlendiriyor. Bu durum, oyuncunun kariyer planlamasında artık daha üst seviye bir kulübe gitme arzusunun bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Piyasa değerinin düşük görünmesi ise tamamen sözleşme süresinin azalmasıyla ilgili bir finansal durum olup, sahadaki kalitesini yansıtmamaktadır.
Milli Takım’daki konumu da bir diğer önemli konu başlığı. Ay-yıldızlı forma altında çıktığı 26 maçta savunmanın sigortası olan oyuncunun, İtalya gibi bir lige transfer olması durumunda milli takımın defans hattındaki kalitesini daha da yukarı taşıyacağı öngörülüyor. Avrupa’nın farklı liglerinde oynayan Türk oyuncu sayısının artması, ulusal takımın uluslararası turnuvalardaki rekabet gücünü doğrudan olumlu etkiliyor.
Milli futbolcumuzun Hoffenheim’da yakaladığı bu müthiş ivme, sadece kendi kariyeri için değil, Türk futbolunun Avrupa’daki prestiji için de büyük önem taşıyor. Zorlu sakatlık süreçlerinden geçip bu denli güçlü bir şekilde geri dönmek, onun karakterinin ve profesyonelliğinin en büyük göstergesi. Önümüzdeki yaz transfer dönemi, onun kariyerinde muhtemelen yeni bir devrimin başlangıcı olacak. İtalya’dan gelen yoğun ilginin somut adımlara dönüşmesiyle birlikte, oyuncumuzun savunma sanatını Çizme topraklarında icra etmesi en muhtemel senaryo olarak duruyor. Hem kulüp düzeyinde hem de milli takım seviyesinde önünde parlak bir gelecek olan bu yeteneğin, başarılarını artırarak sürdüreceğine dair inanç tam.
Juventus camiası için 2026 yılının Şubat ayı, tarihin en karanlık dönemlerinden biri olarak hafızalara kazındı.…
İtalya futbolunun kalbi 8 Mart 2026 Pazar günü San Siro Stadyumu'nda atacak. Serie A'nın 28.…
Avrupa futbolunun en prestijli organizasyonu olan UEFA Şampiyonlar Ligi 2025-26 sezonu play-off turu, futbolseverleri ekran…
Galatasaray, 2025-26 sezonu UEFA Şampiyonlar Ligi play-off turunun ilk ayağında İtalya'nın güçlü temsilcisi Juventus'u konuk…
Dağ Kayağı Nedir? Dağ kayağı, adından da anlaşılacağı gibi dağcılık ile kayağın birleştiği bir kış…
Milano Cortina 2026 Kış Olimpiyatları, spor dünyasının en prestijli organizasyonlarından biri olmanın ötesinde, küresel moda…